Çocuğunuz Anaokuluna Başlıyor

27/5/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

Okulların kapanmasına az bir zaman kaldı; ancak eminim ki birçok anne baba seneye anaokuluna başlayacak çocukları için anaokulu aramaya, deneyimli kişilere ve öğretmenlere danışmaya başlamıştır.  Büyük bir heyecan aslında, birkaç sene önce elini bırakmaya korktuğunuz çoğcuğunuzun artık sosyal bir ortamda tek başına kalmak zorunda olması eminim sizi çok heyecanlandırıyordur.
Aile tarafından çocuğun okula hazırlanması çocuk kadar öğretmenin de işini kolaylaştırır.  Siz hazırsanız çocuğunuz da hazırdır bence

Eğer karar verdiyseniz ve hazırsanız size rehber olacak bu yazıyı okuyun derim.


ÇOCUĞUNUZ ANAOKULUNA BAŞLIYOR

Yeni durumlar çocuklarda uyum sorunu yaratabilir. Okula yeni başlayan çocuk, ev ortamından veya anne- babadan ayrılma kaygısı yaşayabilir. Okulun ilk günlerinde çocuğun ağlama, okula gitmek istememe, anne-babasından ayrılmamak, yanında kalmalarını istemek gibi davranışlar göstermesi doğaldır;çünkü çocuk tüm kurallarını bildiği bir ortamdan, henüz hiç bir kuralını bilmediği, tanımadığı kişilerin bulunduğu bir ortama girmektedir. Çoğunlukla koruyucu ve aşırı hoşgörülü aile ortamından gelen çocuklarda bu kaygılar daha yoğun yaşanır. Bağımsız, kişiliği gelişmiş, güven duygusu pekişmiş çocukların okula uyumu daha kolay olur. Ancak çocuk okul ortamına alıştıktan ve öğretmenlerini tanıdıktan sonra kaygıları ortadan kalkar. Bazen de, ebeveyler çocuklarından ayrıldıkları için kendileri de suçluluk ve kaygı duyguları ile çocuğun okul korkusunu bilmeyerek de olsa artırırlar. Bu sinyalleri alan çocuk, daha sonra aldığı sinyalleri kolayca kullanarak, okula gitmemek için direnebilir.

Uyum sağlama aşaması boyunca çocuklarda gözlediğimiz tepki çeşitleri değişiklik gösterir.

•Bazı çocuklar okula gayet ilgili ve rahat başlar.
•Bazıları ilk üç gün yada bir hafta ilgili ve istekli olur. Okul, onun için park gibidir. Ama sonra birazda annesi ile birlikte olmak ister. sürekli okula gelmenin anlamını yeni kavrar ve tepki gösterir.
•Diğer bazıları ise en baştan itibaren anneden ayrılmak istemez. Sınıfa gelmesini, yanında olmasını, annesinin yedirmesini ister, ağlama gözlenir.

NASIL DAVRANMALI?

•Ailenin göstereceği kararlılık, sabır, okul öncesi eğitime ve başladığı eğitim kurumuna gösterdiği inanç ve güven çocuğun uyumunu kolaylaştırır.

•Çocuğun okul hakkındaki olumsuz düşüncelerini anlatmasına fırsat verilmeli, ancak okul hakkında sorgulanmamalıdır.

•Okul hakkında çocuğa açıklama yapmak ve okulu tanıtmak uyumu kolaylaştırır. Okulun her gün gidilmesi gereken oyun, arkadaş ve eğitim yeri olduğu anlatılmalı, ancak abartılmış ve yanlış bilgi verilmemelidir. Aksi durumda çocuk kendisine anlatılanlarla okulda bulduklarını karşılaştırdığında aradığını bulamayacak ve okula güveni kalmayacaktır.

•Veli, okul ve personel hakkındaki olumsuz duygu ve düşüncelerini çocuğun yanında konuşmamalı, idare ile iletişime geçmelidir.

•Çocuğun anaokulunu reddetmesi halinde, anne-baba, büyükanne veya büyükbaba gibi aileden birinin çocuktan yana tutum göstermesi, ona güç verir ve tepkisi büyür. Okula gidiş tüm aile bireyleri tarafından desteklenmeli ve aile bireyleri uyum içinde olmalıdır.

Çocuk okula birlikte geldiği ebeveyni yanında ağlıyor, onun gitmesine izin vermiyor olmasına rağmen; ebeveyni okuldan ayrıldıktan sonra ağlamayı bırakıp, faaliyetlere katılıyorsa; kaygılarını bitirmiş demektir.

Kaygıları bitmiş olmasına rağmen okula gelme veya geldikten sonra anne-babasının gitmesini engellemeye çalışan, direnç gösteren çocuklar için uygulanabilecek yöntemler ise;

*Çocuğu servise yada okula “bağımlı olmadığı” ebeveyni tarafından getirin.

*Okula düzenli devam etmesi konusunda ısrarlı olun. Yakınmaya devam etse bile giyinmesine, servise binmesine, okula gitmesine ve yerleştirilmesine yardım edin. Sınıfa girmesi konusunda sakin ve kararlı davranın.

*Okula düzenli devam etmesi ve karşı çıkmaması karşılığında daha sonra verilmek üzere bir takım küçük ödüller sunun.

*Çok sevdiği bir oyuncağını beraberinde, okula getirmesine izin verir.

*Kaygıları hakkında konuşmaya teşvik edin. Ancak sorgulamayın. Duygularını anladığınızı hissettirin. Anlaşıldığını hissetmek çocuğu rahatlatır.

*Onu yatıştırın ve sadece belli bir zaman dilimi içinde okulda kalacağını söyleyin.

*Ona kendisini alacağınız saati söyleyin ve bu saati geçirmeyin.

*Çocuğun yuvaya hazır olması kadar sizin çocuğunuzu yuvaya vermeye hazır olmanız da önemlidir. Çocuğu yuvaya verdiğiniz için yalnızlık, çaresizlik, suçluluk, kaygı, çocuğu kaybetme korkusu ve hatta öfke gibi duygular yaşıyorsanız onlarla yüzleşin.

Enerjinizi, bu duygularla baş etmek için harcayın. Siz gözleriniz yaşarmadan çocuğu yuvaya bırakabildiğiniz zaman, çocuğun da bu ayrılıkla başa çıkabildiğini göreceksiniz

Kalıcı Bağlantı Yorum (9) Yorum yaz!

Bahçede Kurbağa Oldular

6/5/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

Okulun ağaçları böyle sulanırken bizim afacanlar suyun üzerinde kurbağa gibi zıplıyorlar
Acaba bu çocuk karşıya geçebildi mi?



işte geçti ve yanına toplayıp arkadaşlarını inceliyor baloncukları



Ne şanslıydık ki kazlar ziyaretimize geldi
Acaba şanslı olan ben miyim?
Çocuklardan çok ben ilgiyle izledim. Onların alışkın olduğu bi manzaraydı. Ne de olsa benim fazla görmediğim bir şey. Hele yavru kazlar çok şekerdi.



Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

23 Nisan'dan kareler

24/4/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar



İstediğim şekilde fotoğraf çekemedim benden başkası da fotoğraf çekmek istemedi. İşte yakalayabildiklerim. Yukarıdakiler öğrencilerim. Onlar sıralarının gelmesini bekliyo herkes kostümünü giymiş makyajını yapmış.


Sondan başlamışız aslında bu son gösteriydi. Çakkıdı dansı :)




Üsküdara gideriken...
Hiç fotoğraf çekmedim bu gösteride.



İşte şehirli ile köylü ve sunucu Adem





Köylü ve şehirli yan yana
Mor gözümüz nasıl olmuş. Yandan şaşkın bakanı gördünüz mü?







Kalıcı Bağlantı Yorum (6) Yorum yaz!

Yorucu Günler 23 Nİsan'a 5 kala

18/4/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

    Uzun süredir kendimi hayattan soyutlanmış gibi hissediyorum. 23 Nisan çocukların bayramı bizimse stres kaynağımız. Kaç gündür bilgisayarın karşısına oturunca boş boş bakıp kalkıyordum. Sonunda bugün parmaklarım tuşlara gitti. Bir iki satır yazayım dedim.
   Anladığınız gibi bayram hazırlıkları oldukça yorucu. aslında fazla çocuk olmamasına rağmen çocukların çekingenliği yoruyor beni. Hayırlısıyla gelse de görsek neler olacak. Çok heyecanlıyım. Bugün kıyafetli prova yaptık. Sanki ben yapıyormuşum gibi heyecanlandım. Çocukların yapacağı bütün haretketleri ben de yapıyormuşum farketmeden : )
   Çocuklar da yoruldu aslında.. Ama kıyafetlerin hatrına of puf yapmadan yapıyorlar üzerlerine düşen rolü. Hele son anda ortaya çıkan bir "Çakkıdı" dansımız var görmelisiniz. 5 yaşlar bunda çoşuyor. Ortalık toz duman oluyor. Ne yaptıkları belli değil herhangi bir korografi yok. İçlerinden nasıl geliyorsa, onlara bıraktım. Bu onların bayramı ve birşeyler kanıtlamak zorunda da değiller.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

Çocuk ve origami- okul öncesi 3-6 yaş origami

4/3/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar


3-6 Yaş Dönemi
Bebeğiniz artık kocaman oldu! Üç – altı yaş dönemi arasında, onu büyütürken gerek fiziksel gerekse psikolojik olarak dikkat etmeniz gereken noktaları öğrenmek istiyorsanız bu bölümümüzü okumanızda sonsuz fayda var.



Çocuklar Ve Origami...

Origami bir kâğıt katlama sanatıdır. İlk olarak 1946 yılında Japonya’da geliştirilmiş daha sonra tüm dünyaya yayılmıştır. Bir parça kâğıttan hayal gücüne göre neler yaratılabileceğinin bir kanıtı olmasının yanı sıra çocuklar için oldukça eğlendirici bir sanattır. Ayrıca origami çalışmaları çocuklarda öğrenme yeteneğinin gelişimine ve onların yaratıcılık potansiyellerinin ortaya çıkmasına olumlu yönde etki eder. Çiçek, hayvan, insan ve geometrik şekiller; kağıdın farklı biçimlerde katlanmasıyla ortaya çıkarılabilir, bunun sonucunda çocuklar kendi yapmış oldukları origamilerle hem el becerilerini geliştirirler hem de hoş vakit geçirirler.

Origaminin çeşitleri…

1-Yırtarak Şekillendirme: Kâğıtların herhangi bir araç kullanılmadan el ile değişik şekillerde yırtılarak yapıştırılmasıdır. Bu tür çalışmalara "Kolâj”da denir. En önemli özelliği, kağıdın yapısındaki liflerin ortaya çıkması ve değişik görüntülerin elde edilmesidir.

2-Keserek Şekillendirme: Kâğıt, karton veya mukavvanın üzerine istenen şekiller çizilerek kesilir ve yapıştırma ile hoş bir görünüm elde edilebilir.

3-Yapıştırarak Şekillendirme: Kesilerek, yırtılarak hazırlanan kâğıt ya da karton gibi malzemeler uygun bir şekilde yapıştırılarak oluşturulan görünümdür.

4-Serbest Şekillendirme: Çeşitli şekillerde kesilen, yırtılan parçaların bir arada kullanımı ile yapılan düzenlemedir.

Origaminin Eğitsel Faydaları…

• Origami her şeyden önce bir oyundur. Bu nedenle, zorunlu bir dersten çok, bir oyun olarak algılandığı için çocuklar açısından etkili bir eğitsel araçtır. Origami, tekrar eden eylemlerle şematik öğrenmeye örnek oluşturur. Ayrıca yapılan işi estetik yönü de vardır. Çocuk başarılı olmak için dikkatini yoğunlaştırmak, modeli izlemek ve verilen yönlendirmeleri dinlemek zorundadır. Böylece, origami çocuğun bir sonuca varmak için sabırlı olmak gerektiğini de anlamasını sağlar.

• Origami kuralları olan bir faaliyet olduğu için çocuğa kurallara saygı göstermenin önemini kavratacak ve çocuğun kurallar çerçevesinde bir çalışmayı tamamlamasına olanak sağlayacaktır.

• Düz bir kâğıdı 3 boyutlu bir şekil haline getirmesi çocuğu hem görsel hem düşünsel olarak destekleyecek, çocukların mekânsal ve matematiksel ilişkiler hakkında deneyim kazanmalarına yardım edecektir.

• Japonya’da ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan bu sanatı öğrenen çocuklar çok kültürlülük hakkında yetişkinlerin yardımıyla farkındalık kazanabilirler. Çünkü Origami figürlerinin çoğunda, Japon gömleği (yukata), Samuray şapkası, İspanyol kutu, dua eden Hintli, Viking gemisi gibi icat edildiği ülkeye ya da kültüre ait isimler kullanılmaktadır.

• Origami etkinlikleri dilin kullanımını gerektirir ve çocukların dil gelişimini destekleyici niteliktedir. Origami etkinliği esnasında çocuk hem kendisini ifade etmek hem de karşısındaki dinlemek zorundadır. Çocuk origami öğrenirken dili; sözlü olarak ifade edilenleri anlamak, soru sormak ve yanıt vermek, zihinsel değerlendirme yapmak, duygu ve düşüncelerini anlatmak, tahminde bulunmak gibi amaçlar için kullanır.

Yararlanılan Kaynaklar:

* Origami ve Öğrenme, Prof. Dr. Belma Tuğrul – Mustafa Kavici, Çoluk Çocuk Dergisi, Mayıs 2004.
* The Educational Benefits of Origami, George Levenson.
* Bringing Constructivity into the classroom, Walter Enloe – Karen Evans, university of Minnesota, 1993.

İDİL SEDA AK
alıntıdır

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

7 Çok Geç!!Erken Çocukluk Eğitiminin Önemi Üzerine Düşünceler ve

1/3/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

7 ÇOK GEÇ! Erken Çocukluk Eğitiminin Önemi Üzerine Düşünceler ve Öneriler

7 YAŞ, çocuğun okula başladığı yaştır.
Ancak o zamana kadar çocukların zihinsel,
bedensel ve dil gelişimi büyük ölçüde tamamlanır.
Bu nedenle, çocuğu desteklemek için okula başlamasını
Beklemek ÇOK GEÇ!

dosyayı indirmek için tıklayın

AÇEV çalışmaları ve daha fazla bilgi için
http://www.acev.org



Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

çocuklar için öğretici şarkılar, okulöncesi için çok hoş bir vid

18/2/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

çocuklar için öğretici şarkılar, okulöncesi için çok hoş bir video

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

okulöncesi anaokulu çoğunun geçirdiği birgün nasıl

17/2/2007 · Kategori: Tomurcuklar -cocuklar

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNUN OKULDAKİ BİR GÜNÜ


(08.00-08.15) Okula geliş
Aybüke okula servisle geldi.Sınıf kapısının önünde dışarıda olan dolaba mantosunu çıkarıp astı ve ayakkabılarını değiştirdi. Sonra sınıfın kapısını çalarak girdi ve “günaydın” dedi.

(08.15-09.15) Serbest Zaman Etkinliği
Aybüke bir kız arkadaşının yanına giderek “ günaydın Sezen napıyorsun” dedi.Sezen de “günaydın hadi evcilik oynayalım” dedi Aybüke’ye.Sezen ve Aybüke evcilik köşesine giderek oyuncak evin içine girdiler.Birkaç oyuncak bebek alıp küçük içine bir yatak yaptılar.Aybüke oyuncak bebeğin bir tanesini alarak küçük bir yastık alıp,bebeği ayaklarına yatırdı ve arkadaşı Sezen’e “ben bebeğimi sallıyorum” dedi.Aybüke kızarkadaşıyla birlikte bir süre evcilik oynadı.Yanlarına gelen diğer arkadaşları da evcilik oynamak istediklerini söylediler.Ancak Aybüke ve Sezen kabul etmedi.Aybüke evcilik köşesinden sonra yapbozlarla oynadı.Sonra tekrar evcilik köşesine gidip bu seferde minik oyuncak kapların içinde diğer kız arkadaşı Seçille birlikte hayali yemek pişirip yediler.Aybüke yapmış olduğu yemekleri diğer arkadaşlarına ikram etti ve “ nasıl olmuş pastam?” dedi.Aybüke kahvaltıya kadar etkin bir şekilde oyunlar oynadı ve arkadaşlarıyla etkileşim içindeydi.

(09.15-09.30) Toplanma ve Kahvaltıya Hazırlık
Serbest zaman etkinliği için ayrılmış süre sona erdiğinde Aybüke Öğretmeninin yönergesiyle evcilik köşesindeki oyuncakları arkadaşlarıyla birlikte yerlerine yerleştirdi.Diğer köşelerin toplanmasına yardım etmedi.Yalnızca dağılan sandalyeleri masanın etrafına dizilmesine yardım etti.Daha sonra en yakın arkadaşı Sezenle birlikte ellerini yıkamaya lavaboya gitti.Sonra kapı önünde Sezenle el ele tutuşarak sıra oldu.Hep birlikte Kahvaltıya indiler.

(09.30-10.00) Kahvaltı
Aybüke yemek salonunda kendi sınıfı için ayrılmış masadan bir yer seçip en yakın kız arkadaşıyla yan yana oturdu.Kahvaltıda ne olduğunu merak edip Öğretmene sordu.Daha sonra kahvaltısını etti ve diğer arkadaşlarının da kahvaltılarını bitirmesini bekledi.Herkes bitirince yine hep birlikte sıra halinde sınıfa kız arkadaşıyla el ele tututşup çıktı.

(10.00-10.15) Toplanma ve Temizlik
Aybüke sınıfa çıkınca ellerini yıkamak için lavaboya gitti.Elini ve yüzünü yıkayıp geldi.Öğretmen etkinlik için çocuklardan yerlerini almalarını isteyince Aybüke kendine köşedeki minderlerin olduğu bir yerden,yer seçti ve arkadaşı Sezeni çağırdı. “haydi Sezen buraya gel,biz buraya oturalım dedi.Aybüke arkadaşı gelince masaya oturup öğretmenini bekledi.

(10.15-12.30)Eğitim durumu/Etkinlik/ Sanat Etkinliği
Aybüke Öğretmeninin dağıttı faaliyeti aldı ve öğretmenin yönergelerini dinledi.Daha sonra pastel boyalarını seçti.Eksik olan kırmızı renginin boya kutusunda olmadığını gördü ve
öğretmenine kırmızı renginin kaybolduğunu söyledi.Daha sonra serbest resim yaptı.Resim yaparken yanındaki arkadaşıyla konuştu ve ona ne resmi yaptığını sordu.Öğretmenine çok susadığını söyledi ve su içmeye gitmek için izin istedi.Aybüke su içip geldikten sonra resmini tamamlayıp öğretmenine teslim etti.Diğer arkadaşlarıda resimlerini tamamlayana kadar masada oturdu ve etkinlik sonunda hep birlikte yapılan resimleri asmak için sınıfın panosunun olduğu yere gitti ve kendi resmini Öğretmeninin yardımıyla sınıf panosuna astı.Daha sonra öğretmen hikaye saatinin geldiğini bildirince Aybüke en yakın arkadaşıyla kendine yer seçti.

Türkçe dil Çalışmaları
Aybüke hikaye dinledikleri köşeye minderlerin üzerine oturdu.Öğretmenine “öğretmenim bize ne anlatacaksınız?” diye sordu.Öğretmen “önce tekerlemeler söyleyelim”
dedi ve “Aybüke sen neler biliyorsun?hadi bize bir tekerleme söyle” dedi.Aybüke hemen bir tekerleme söyledi.Aybüke’ye diğer arkadaşları da eşlik etti.Daha sonra Öğretmenin sorduğu bilmeceleri yanıtlamak için parmak kaldırdı ve bilmeceleri yanıtladı.Bilmecelere yanlış yanıt veren arkadaşlarına“hayır sen yanlış söyledin”diyerek bilmecelerin doğru yanıtlarını arkadaşlarına söylemeye çalıştı.Öğretmen Hikaye etkinliğine geçtiğinde sevinerek “yaşasın hikaye başlıyor!” dedi.
Aybüke hikayeyi ilgiyle inledi.Hikaye kitabının resimlerine bakarken öğretmenine hikayeyle ilgili sorular sordu ve “saçı turuncu olan mı Kerem,öğretmenim?” dedi.Daha sonra yanındaki arkadaşlarıyla Kerem’in hangi çocuk olabileceği konusunda konuştu.Yorumlar yaptı.Hikaye bittiğinde öğretmenin hikayeyle ilgili sorularına yanıtlar vermeye çalıştı.Daha sonra öğretmenine çok susadığın ve su içmeye gitmek istediğini söyleyerek izin aldı.Su içip gelen Aybükenin dikkati dağıldı.Yanındaki arkadaşıyla konuştu.Hikaye sonrası müzik etkinliğine geçilirken Aybüke, tuvalete gitmek için öğretmeninden izin istedi.

Müzik
Aybüke nefes açma çalışmalarına katıldı.Balon şişiriyormuş gibi yaptı.Çok hoşuna gitti ve arkadaşı Sezenle gülerek balon şişirme işlemini tekrarladı.Daha sonra öğretmenin ilk kez söylediği,yeni öğrenecekleri şarkıyı dinledi.Yanında oturan arkadaşı Sezen’e şarkının çok güzel olduğunu söyledi.Aybüke daha sonra öğretmenin kısım kısım söylediği şarkıları tekrar etti.Yeni şarkıyı öğrenen Aybüke Hep birlikte söylenen şarkıya eşlik etti.öğretmen şarkıyı söylemek isteyen olup olmadığını orduğunda hemen parmak kaldırdı ve “ben söylemek istiyorum öğretmenim” dedi.Aybüke şarkıyı bireysel olarak söyledi.Daha sonra hep birlikte daha önce öğrenmiş oldukları şarkıları söyledi ve bir yandan da ritm tuttu.Etkinlik boyunca dikkati hiç dağılmadı.Etkinlik sona erdiğinde öğretmenin yönergesiyle oyun salonuna inmek için ayağa kalktı ve yine en yakın arkadaşı Sezenle birlikte elele tutuşarak sınıfın kapısı önünde sıra oldu.

Oyun
Aybüke arkadaşlarıyla birlikte oyun salonuna indi.Salona girer girmez koştu ve arkadaşlarıyla yakalamaca oynadı.Öğretmen herkesi toplayarak yeni oynayacakları oyunu
anlattı.Aybüke öğretmeni dikkatle dinledi ve “kurt baba” oyunu oynandı.Aybüke hiç ebe olamadı,çünkü ebe olan hiçbir çocuk Aybüke’yi yakalayamadı.Oyun salonu geniş olduğu için rahatça koştu.
Daha sonra öğretmen dinlenmeleri için çocukları sahneye oturttu.Aybüke oturmak istemedi.En yakın arkadaşı Seznele birlikte koşmak ve tırmanma merdivenine çıkmak
istedi.Öğretmeninin uyarısıyla oturdu.Sonra öğretmen çocuklara oynamak istedikleri başka bir oyun olup olmadığını sordu.Aybüke parmak kaldırıp tekrar “kurt baba” oyununu oynamak istedikleri söyledi.oyuna başlandı ve Aybüke bu sefer ebe olmak istediğin söyledi öğretmene.Aybüke ebe oldu ve oyun etkinliği sona erdi.Aybüke oyun salonundan ayrılmadan önce,oyun salonunda bulunan tırmanma merdivenlerine ve küçük tahteravalliye bindi.Sezenle kovalamaca oynadı.



(12.30-13.30) Toplanma,Öğle Yemeği ve Temizlik
Aybüke öğle yemeğine inmeden öne ellerini yıkadı ve kapı önünde sıra oldu.Daha sonra en yakın arkadaşı Sezenle elele tutuşup yemek salonuna indiler.Yine Sezenle yan yana masada bir yer beğenip oturdular.Aybüke gelen yemeğe baktı ve yüzünü buruşturdu.Gözlerini kapadı ve ellerini yüzüne getirerek Sezen’e ben yemeyeceğim dedi ve ağladı.Öğretmen yanına gidip neden ağladığını sordu.Aybüke söylemek istemedi.Daha sonra öğretmeniyle konuştu ve azda olsa yemek yedi.Aybüke yemekten sonra dişlerini fırçalayıp ellerini yıkadı ve uyku odasına çıktı.

(13.30-14.30) Dinlenme ve Uyku
Aybüke uyku odasında üzerini değiştirip pijamalarını yardım olmaksızın giydi.Daha sonra yatağına yattı.bir süre sonra uyudu.Uyku saati sona ermeden az önce Aybüke kalkıp tuvalete gitti.Sonra yatağına yattı ancak uyumadı sessizce yatağında yattı.Daha sonra kalkıp üzerini değiştirdi elini yüzünü yıkadı ve sınıfa geçti.

(14.30-15.30) Eğitim Durumu/Etkinlik/ Boyama çalışmaları
Aybüke masaya oturdu.Öğretmenin dağıttı faaliyeti inceledi.Beğendiği bir renkle resmi boyadı.Arkadaşının boyamasını izledi ona ve Sezen’e neden o renkle boyadığını sordu.Yanlış renkle boyadığını ve doğru rengin kendisinin boyadığı gibi olacağını söyledi.Aybüke etkinliğini bitirdikten sonra diğer arkadaşlarının boyamalarını izledi ve sonra öğretmenine götürüp boyamayı bitirdiğini söyleyip faaliyetini öğretmenine teslim etti.

(15.30-16.30) İkindi Kahvaltısı
Aybüke ikindi kahvaltısına gitmek için sınıf kapsında sıra oldu.Yemek salonuna indi.Yine en yakın arkadaşı Sezen’le yan yana oturdu.Kahvaltısı yedi ve herkes kahvaltısını bitirince öğretmenle birlikte sınıfa çıktı.

(16.00-16.45) Eğitim durumu/Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları
Aybüke faaliyet için masaya oturdu.Öğretmenin dağıttığı etkinliği inceledi.Boyalarını aldı ve Öğretmeninin sorduğu soruları yanıtlamaya çalıştı.Daha sonra öğretmenin yönergesiyle önünde duan kağıttaki yanlışları buldu ve işaretledi.Yanlış yapan arkadaşına “orayı değil burayı boyayıp işaretleyeceksin” dedi.Aybüke faaliyetini tamamlayıp öğretmenin yanına gitti ve “çizgi film izleyebilirmiyiz öğretmenim?” dedi.Öğretmen de herkes faaliyetini bitirdiği zaman izleyebileceklerini söyledi.Aybüke diğer arkadaşlarının faaliyetlerini bitirmesini beklerken televizyonun yanındaki çizgi film vcdlerine baktı ve bir film seçip öğretmenine götürdü. “Bunu izleyelim öğretmenim” dedi.Daha sonra sandalyeleri televizyonun karşısına dizmeye yardım etti .Arkadaşlarıyla hep birlikte eve gidiş saati gelinceye kadar, eğitici bir çizgi film izlediler.

(16.45-17.00) Eve Gidiş Hazırlığı
Eve gitme saati geldiğinde Aybüke dışarıdaki mantosunu giydi.Panduflarını çıkarıp ayakkabılarını yardım olmaksızın giydi ve öğretmenle birlikte aşağıya indi.Servisi gelmiş olan Aybükeyi güvenli bir şekilde servisine bindirmek üzere servis hostesi okulun kapısına gelerek servisine götürdü.Aybüke öğretmeni ve arkadaşlarına iyi akşamlar dileyerek yanlarından ayrıldı ve eve gitti.

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!